Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
info |

| kAdıKöY AciL |

Bloğumuzda rap ile ilgili herşeyi bulabilirsiniz.Rap haberleri,videolar,resimler,partiler.Herşeyi öğrenebilirsiniz..

Adam Olanın Yanında Adam Çok Olur

İlk albümü “Kırık Kanatlar EP”yle iyi bir çıkış yakalayan, sonrasında “İkilem Sergisi” ve “Proleterya” albümleriyle çıkış trendini koruyan Başar, dördüncü solo albümü “İdealist”le son günlerin çok konuşulan isimleri arasında. Son albümündeki, artık iyiden iyiye gelişen soundu ve farklı isimleri bir araya getirmeyi başarması sayesinde büyük beğeni kazandırdı. Yakın zaman içinde “Soundpark” isimli bir oluşuma dahil olan ve bu oluşum altında çeşitli projelere imza atacak olan Başar’la yeni albümü, gelecek projeleri ve geçmişi üzerine keyifli bir röportaj hazırladık. Şimdi sizleri bu röportajla baş başa bırakıyoruz.
Kısa süre önce İdealist adlı albümünü yayınladın. Gelen tepkiler beklediğin yönde mi ?
Selamlar, albüme bu kadar yoğun ilgi bekliyordum evet, fakat olumludan ziyade olumsuz, karalamaya yönelik daha fazla tepki bekliyordum. Bu olmadı ve dinleyen herkes çok beğendiğini, böyle bir albüm yapılmadığını dile getirdi. Devrim niteliğinde bir albümdür İdealist. Her kesimden insana kendini dinletti. Hala da dinletiyor ve bu tarifsiz bir mutluluk.

Albümün fikir aşamasından yayınlanma tarihine kadar ki oluşum sürecini anlatabilir misin ? 
Öncelikle kafamda bir konsept albüm belirledim. Bu konsept de kimi parçalar klasik Başar şarkısı, kimi parçalar da düet olarak eşlik eden isimlerin tarz dışı parçalarda bulunması. Beni ifade eden bir isim olmalıydı İdealist, İdeal - İstanbul, "İdeal-list". Her şey bu ismin barındırdığı anlamlardan yaratıldı. 2007'nin son ayında yayınlama sebebim kalabalık ve yoğun bi proje olması fakat bu durumu lehime çevirdim. 2007 ve 2008 yılında kendinden bahsettirecek bir albüm halini aldı. Proleterya albümü 21 track, İdealist 22 track. Sayısını da yaşıma endeksleyip belirledim. Albüm zaten bu sayıda olur 8-9 parça albüm olmaz EP olur. Kısaca kafamda belirledim, tekliflerimi sundum, beatiyle kaydıyla her şeyiyle tamamladım. Çok yordu ama buna değdi. Vokal ve beatleriyle destek veren abi ve kardeşlerime teşekkür ederim.
Birbirinden bağımsız stillere sahip ve birbirleriyle sorunları olan isimleri albümünde toplamayı başarmışsın. Günümüzde pek rastlayabileceğimiz bir düet listesi değil, konukların albüme dahil olma sürecini anlatır mısın ? İdealist albümündeki kimse kompleks sahibi değildir. Bunu albüme eşlik etmeleri ile de kanıtladılar. Bana destek veren isimlerden hiç biri "x var o albümde ben bulunmam" demedi. Zaten çoğu kardeşim, abim dediğim isimler. İdealist için, benim için, rap için eşlik ettiler ve battle tracklerde düet yapan isimler kayda girdiğinde sorunlarını kenara bıraktı battle parça yaptı hemde hiç bir hasmını katmadan. Underground albüm olarak İdealist gibi bir albüm yapılmadı. Yapılmayanı yapmak. İdealist albümü rap için yapılmıştr. Ego tatmini, güç göstergesi değildir ama şunu da belirteyim adam olanın yanında adam çok olur.

Peki pek çok sayıda farklı isimle düet yapmandaki amaç daha fazla kitleye ulaşmak mı yoksa tamamen duygu paylaşımı çerçevesinde müzik yapmak mı ?

Bir sanatçı eğer emeklerini insanlarla paylaşıyorsa amacı insanlara kendini dinletmektir. Bundan daha doğal bir amaç olamaz. Bir sonraki, bir sonraki çalışmasında daha iyiyi yapıp daha fazla kitleye ulaşmaktır. Zaten benim sürekli birşeyler paylaştığım isimler bunlar, duygu paylaşımı bunlardan sadece biri. Dediğim gibi İdealist konsept bir albümdür, tasarlanmış bir albümdür. Fazla kitleye ulaşmak, duygu paylaşımı bu albümdeki unsurlardan sadece ikisidir. Şimdiye kadar kendimi dinletmeyi başardım bu albümde de bu konsept de dinletiyorum, fark yok.

Günümüzde underground albüm satışları çoğaldı. Senin bu konu hakkındaki düşüncelerin nedir ?

Sevindirici olan çoğalması, üzücü yanı ise albüme rağbet. Eskiye göre daha iyi tabi albümlerin satışı bayağı bir artt. Dinleyici daha bilinçli, bu da gelişmekte olan müzik türü olduğunu gösterir Türkçe Rap müziğin. Fakat albümü sattıktan sonra, yok şuraya ulaşmadı buraya ulaşmadı gibi uydurma bir bahaneyle internete vermek bir sanatçı için kendiyle çeliştiğinin ve kendine olan güveninin kaybettiğinin göstergesidir. Ulaştıramıyorsan bu işe girişmeyeceksin. Albüm sattıktan sonra nete vermeyen arkadaşları takdir ediyorum.
İdealist'te özellikle düet listesi olarak dikkat çeken bir albüm. Albümü satmayı hiç düşündün mü ? 
Düşünmedim. Albümü satmam konusunda çoğu arkadaşım ısrar ediyodu fakat satmak istemedim. Bunun nedenleri ise bu kadar başarılı ismi toplayıp albümü sattı dedirtmemek için. Düet yaptığım isimler rap için, benim için yanımdaydı. Bende rapin ve dinleyicinin yanındayım. Forumlarda yetişen bir MC'yim ben, burda halk sanatçısı, halk kahramanı kimliğine soyunmak değil bu. Ordan geldim oraya armağan ederim. He bende bir gün albüm satarım tabiki ama feat ve beat olarak bu kadar emeğin olduğu albümü satıpta karşılığını sadece ben alamazdım. Bu benim kişisel nedenim tabi stratjik nedenleride var. Daha fazla kişiye ulaşması, daha kolay edinebilirliği vb.. gibi nedenler. Albümlerin satılması taraftarıyım bir gün bu açıdan kitleyi yeterli gördüğümde bende albüm satmaya girişebilirim, her yere de ulaştırırım : )

Beat'lerin büyük bir bölümünde senin imzan var. Kullandığın sample'ların hemen hemen hepsi Türk müzik camiasından. Albümdeki altyapıların perde ardı ve tercih ettiğin melodiler hakkında bilgi verebilir misin ? 
 
 
Benim MC kimliğim, beatmakerlığımın bayağı bir önünde. Kendi işini kendin yap felsefesiyle yapıyorum. Beat yapmayı seviyorum, sonuçta benim albümüm ve benim emeğimin çok daha fazla olması gerekir. Bir çok underground albümde de beatlerim mevcut. Sample olarak Türk müziğini seçmemin nedeni Türkçe rap yapıyoruz ve melodik vokalim benim şarkılarımda bayağı bir ön planda. Vokalimi destekleyen samplelar Türk müziğinde çoğunlukta. Birazda bu yüzden kendi beatimi kendim yapıyorum. En iyi beati ben yaparım diye bir iddiam yok ama en iyi sample'ı ben seçip ondan beat yaparım diyebilirim. "Sen Martıya Ben Rüzgara" beatinde soft bir piyano var ama o sample'dan benim vokalime uygun, benim tarzıma yönelik en iyi beat'i ben yapıp ben okurum. Bu tamamen bir sistem. Genellikle sampleları dinlemekten keyif aldığım şarkılardan seçiyorum. Ruhuma hitap edecek melodiler olmalı, Başar tamamen melodilerle yaşar. Tabi bu bayağı bir yoruyor beni ama karşılığını alınca bu beni daha çok gaza getiriyor ama gelemem gazla bir yere : )
"Deniz vs Deniz" şarkısında Denizler'den, Mahirler'den bahsediyorsun, desteklediğin bir görüşü yansıtmışsın. Bu şarkıyı kaydetmeni tetikleyen unsurlar neler oldu, esasta neyi anlatmak istedin ?
Her insanın benimsediği bir siyasi görüş ve onun yanında idol çerçevesi içinde şahıs ve şahıslar bulunur. Bu şarkıda bir karşılaştırma var ve bazı yerlerde günümüzün hükümet politikasına da eleştiri yer alıyor. Deniz vs Deniz, Deniz Gezmiş benim idolümdür. Deniz Baykal'da : ) Bu şarkıyı yapmamdaki neden şarkıda geçiyor aslında. Halkçı kimliği altında yıllardır kapitalist bir yaşam süren şahsın ülkeme verdiği zarar, vakit kaybı. O da Deniz, bu da Deniz. Şarkıda bunu yansıtmak istedim. Deniz Gezmiş e özlem ve yapılan cinayet. Bu konuya yakışacak sample çok önemliydi o da ihtilal niteliğinde geldi : ) Acilen bir ihtilalin eşiği sağcısı, solcusu !


Şarkıda ülkemiz için önemli gelişmelerin olduğu bazı siyasi dönemlerden ve olaylardan bahsediyorsun. Günümüzde bu tarz şarkıları kaydedenler bazen kendilerini tam olarak ifade edemediklerinden dolayı yanlış anlaşılabiliyorlar ve ya beklemedikleri tepkilerle karşılaşabiliyorlar. Sen kafandaki düşünceleri dinleyiciye tam olarak aktarabildiğini düşünüyor musun ?

Evet, ben şarkılarda olsun, konuşmalarda olsun kendimi ifade edebilen bir insanım. Hiç bir olumsuz tepki almadım. Şarkılarımdan olsun birebir beni tanıyanlar olsun vatan ve milletimiz için olan fikirlerimi biliyorlar. Örneğin Deniz vs Deniz şarkısı devrimci kimliğimi yansıtıyor. Aynı şekilde bu savaşımın vatan ve Türk milleti için olduğunuda algılanabilcek seviyede anlatıyorum. Mecaza, süslemeye kaçmadan yalın bir anlatımla. Benim sağ görüşlü arkadaşlarımın sayısı çok daha fazla ve büyük çapta. Her biri destekliyor beni. Tabi devrimin bir bölücü yanı bir de yapıcı yanı vardır. Biz yapıcı olanına aşığız. Bölücü olana düşmanız.  Madımak üzerinde birden çok şarkıda durmuşsun. Yaşanan bu olaya herkesten daha hassas yaklaşıyorsun sanırım ?
Bir ülkenin gelişim sürecinde en büyük değeri aydınlarıdır. Madımak olayında bir çok aydınımız öldü. Dünyaya bizi tanıtan büyük bağlama üstadı Hasret Gültekin genç yaşında sadece bağlama çalıyor diye öldürüldü. Üniversitelere türbanla girme özgürlüğünü istiyoruz deyip de, Aleviler özgürce gece düzenliyemez demek hangi mantıkta, hangi kitapta var ? Özgürlük ve eşitlik. Evet, türbanla üniversitelere girebilmeliler bencede. Fakat kendi özgürlüğünü düşünüp başkasına haince saldırmak kul hakkıdır. Hiç olmasını istemediğimiz bir olay bu fakat oldu. Bunun sağcısı - solcusu yok artık, cinayet ve insan var. Failleri hala rahatsa oturup düşünmek lazım.

Kaydına 6 kişi girdiğiniz Ekip Hazır'da rap'i layığıyla yapamadığını düşündüklerinize, forum gençliğine vb. genel bir iğnemeleme var. Sen bu sıkıntıya parmak basan birisi olarak gerek internet sitelerinin forumlarındaki laf kalabalığı gerekse dinleyici kitlesinin giderek azalarak her birinin kayda girme hevesi hakkında neler söylemek istersin ?

Kayda girme hevesi hepimizde vardı. Şu an dinlediğiniz bütün MC'ler bu  hevesle başlamıştır. Kimisinin hevesi geçicidir bırakmıştır. Kimisininki tamamen rap'e aşktır devam etmektedir. Evet deneyebilirler ama önce kendilerini bilmeliler. Ben şu noktadayım, şunu yapabiliyorum dedikleri an bu işi denemeliler. Zaten dinleyici iyiyi kötüyü ayırt ediyor. Ben 3 sene bekledim albüm çıkartmak için ve her seferinde daha olmadı, daha zamanı var deyip kendimi geliştirdim. L.O.T.R adı altında verilen haberlerde kendi şarkılarımı vermedim. Kendimi dinleye dinleye geliştirdim ve tamam dediğim an albümümü yaptım ve 3 sene sonrada karşılığını fazsıyla aldım. Biraz böyle yaklaşmaları gerektiğini düşünüyorum. Bir hevesle bir ton para veriyolar, home stüdyo kuruyolar ama gözlerini kararttıkları için rap'lerine bakmıyorlar. Sonra yayınladıkları zaman parçalarını olumsuz eleştiriyi kaldıramayıp hemen foruma cevap vermeye koşuyorlar. Biraz bunlardan bahsettik o şarkıda.

Albümde her tadı bulmamız mümkün gibi. Sen Martıya Ben Rüzgara derken insanı rahatlatıyor, Son Gecem'de özlemlerimizi açığa çıkarırken Killa Muhtıra'da savaşı lanetleyerek Amerika'yı eleştiriyorsun.

Bu tamamen konsept bir albüm olduğu için bu tadı veriyor. Belki de burada farklı MC'leri bir arada buluşturduğum gibi farklı ruh hallerini, duyguları sosyalleştiriyorum.

"Son Gecem" ve "Son Gecem II" şarkılarını Sedy Jay solo olarak seslendiriyordu. "Son Gecem III" şarkısını ise sen seslendiriyorsun. Bu şarkının hikayesini anlatır mısın, Sedy Jay için kaydettin sanırım ?

Sedy Jay E., 50 Cent'in dediği gibi "Eminem, beni ot satarken keşfetti" . Tabi bu kadar dramatize değil ama benim rap müziğe yönelmemdeki en önemli unsurlardan biridir. Bu işi yapmalısın, bunun için varsın diyen isimdir. Son Gecem I ve II, Sedy'nin en popüler şarkıları. Son Gecem III'de de ben ona bir süpriz yaptım. Herşeyi bırakıp gittikten sonra bir yerlerden dinler sanırım diye geçmişi de yaad ederek yaptığım bir parça ve onun okuduğu nakaratı ben seslendirdim. Takip ediyormuş onu da farkettim : )
 


Dünden bugüne baktığımızda özellikle İdealist'i göz önüne alırsak katettiğin yol hakkında neler söylemek istersin, gözüne çarpan değişimlerin neler oluyor ?

En başından bu zamana kadar sabırlı bir Başar görüyorum. Her şeyi zamanla yapan, ne yapılması gerektiğini zamanında bilen biriyim. Bunun planını yaparak müzik hayatımı yönlendiriyorum. Sıfırdan başladım, ilk abümümü kimseden feat almadan yaptım. Görmek istedim bu kadar çalışmanın ürününü sadece Başar adı altındaki dönüşünü. O yüzden tüm beat'ler de bana ait. Bu bir inşaat, bir sonraki tuğla düzensiz bir şekilde koyulsa bile temeli sağlam olduğu için binayı ayakta tutacaktır. O yüzden önce kendimi tanıttım, geliştirdim, budur dedim. Bunun üzerine featler, beatler, değişik tarzlar, farklı sample örnekleri eklendi. Revüzyon  halindeyim sürekli. Eğer böyle olmasaydı bu kadar isimle çalışamazdım da. Çünkü önce kendim bir şeyler yaptım, daha sonra isimlerle bir şeyler yaptım. Bu sayede de "isimleri kullanarak biyere geldi" dedirtmedim. Somut olan değişmelerse beat'lerim daha profesyonel hale geldi, kayıtlarım, okuyuş tarzım parçaya hakimliğim vs...

LT ile ortak albüm projeniz vardı. Bu projeniz hakkında bilgi verebilir misin ?

Bu geç kalan bir proje aslında. Yaşam denen koşuşturmaca geciktirdi bizi. Bu albüm bitme noktasında diyebiliriz. Kayıtları hemen hemen tamamlandı. Farklı tarzda parçalar barınıyor. Değişik nakarat ve okuma tarzları deniyoruz. Albümün çıkması yakındır, fazla geciktirmeyi düşünmüyoruz artık. Production olarak beatler Ehlirap'ten, mix ve mastering işlemleri bana ve LT'ye ait.

LT ile bugüne kadar yaptığınız şarkılara bakarak ortak albümün melankolik ağırlıklı olacağını söyleyebilir miyiz ?

Evet melankolik, soft parçalar ön planda olacak. Zaten tarzımız LT ile birbirine çok yakın. Ama süprizlerde olabilir. Unutmadan bu albüm bir de klibe sahip olacak Allah izin verirse.

Ortak albüm dışında ileride hayata geçirmeyi tasarladığın yeni projeler var mı ?

Evet var. Bir çok arkadaşın beklediği nokta burası. Şimdi sürekli gelen feat tekliflerini bir yarışma ile değerlendirmeye karar verdim çünkü yetişemiyorum bu yoğun ilgiye. Yarışma şöyle; 5 tracklik bir albüm yapacağım ve bu 5 track'te 5 tane feat olacak. Beat'ler bana ait. Feat yaptığım arkadaşlara parçanın nakaratı da ait. Bu arkadaşları ben seçeceğim, tabi ki gönderdikleri demoları değerlendirerek. 20 Şubat 2008 akşamına kadar demolarını ahajidaren@hotmail.com adresine linkleyip atacaklar. Ben değerlendirip seçtiğim arkadaşlarla mail ile irtibata geçeceğim. Benimle feat yapmak ve ya kendini tanıtmak, dinletmek isteyen arkadaşlara iyi bir fırsat ve destek olur. Bunun dışında 2008'in ortalarında bir single albüm projem var ve yılın sonlarına doğru 23 track'lik bir albümle seneyi noktalayacağım. Bunların dışında bir projem yok şu an ama hayat neyi getirir bilinmez.

Şu anda Sakarya'da üniversitede Turizm Otel üzerine okuyorsun. Geleceğin için bu yönde mi yoksa müzik piyasasında mı ilerlemeyi düşünüyorsun ?

İkisini de bir götürmeyi düşünüyorum. Çok zor olabilir bu ama kolay olsa rağbet etmem zaten. Her şey hayırlısıyla olsun diyelim, koşturmaca ve üretmeye devam.

Seni konserlerde pek sık göremiyoruz. Önümüzdeki günlerde ki sahne programından bahseder misin ?

Hayatımın yoğunluğundan diyelim, sahne teklif eden arkadaşları kırmak zorunda kalıyordum. Bu konuda biraz fırsat bulduğum için artık değerlendiriyorum. Başar'ı sahnede de izliyebileceksiniz. Önümdeki sahneler olarak 10 Şubat'ta Studio Live'da ki Rhytm and Poetry (RAP) Jam'de sahne alacağım. Şubat sonu ya da Mart ayında da İzmir'de bi sahnem söz konusu fakat daha kesinleşmiş birşey yok.

Eklemek istediğin bir şey var mı ?

Hiphoplife ekibine teşekkür ederim röportaj için. Gelecek projelerde görüşmek üzere millet !

Multimedya: Başar

Online: www.proleterya.com